Söyleşi

Volkan Yüzer ile Yunanistan, Seyahat ve Ekonomi

Yazın sıcağında hayata biraz ara verdiğimiz Yunanistan sohbetlerinde bugün gerçek bir Yunanistan sevdalısı, bir mübadil torunu ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun üst düzey çalışanlarından biri olan Volkan Yüzer var. Volkan Bey’le Yunanistan seyahatlerini ve biraz da ekonomiyi konuştuk. Özlediğiniz tatilleri anımsamak ve kendinize yeni seyahatlerde kullanmak üzere, yeni notlar çıkarmak için buyurun söyleşimize 😀

Öncelikle söyleşi talebimi kırmadığınız için çok teşekkür ederim. Bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Kimdir Volkan Yüzer? Neler yapar?

Merhabalar, ben Volkan Yüzer. Saint Benoit Lisesi’nin ardından Boğaziçi üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum.  Üniversitenin ardından ABD’nin Michigan eyaletinde Lake Superior State Üniversitesinde yüksek lisansımı tamamladım ve ardından ABD’de özel sektörde 2 sene çalıştıktan sonra 1994 senesinde Türkiye’ye döndüm ve SİF Otomotiv AŞ’de Pazarlama Direktörü olarak çalışmaya başladım. 2004 yılından itibaren de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunda (DEİK) çalışmaktayım. Halen 19 Asya Pasifik ülkesinden sorumlu Asya Pasifik Bölge Direktörü olarak görev yapıyorum. 

91D28FFB-65FC-4341-9583-84BAE9BA2E3D_1_201_aKlasik olarak turizm sorularıyla başlayalım istiyorum. Yunanistan’da vakit geçirmeyi çok sevdiğinizi biliyorum. Ülkede birçok noktayı da ziyaret ettiniz. Şimdiye kadar nereleri gördünüz? Yunanistan maceralarınız ilk hangi şehirle başlamıştı?

Evet sizin de söylediğiniz gibi dünyada hemen hemen her ülkeyi görmüş olmama rağmen Yunanistan benim seyahat etmekten en büyük keyif duyduğum ülke. Şu ana dek Yunanistan’ın gerek ana karasında gerekse adaları içinde görmediğim çok az yer kaldı diyebilirim. Ana karada Alexandroupoli’den başlayarak, Gümülcine, İskeçe, Kavala, Drama, Kalambaka (Meteora), Yanya, Parga ve tüm Adriyatik kıyısını, Mora yarımadasını ziyaret ettim. Tabii Atina’yı da… Görmediğim tek kısım Kuzey Yunanistan (Kastoria, Florina ve Edessa) kaldı ilk fırsatta o kısmını da görmeyi istiyorum. Adalar içinde ise başta favorim olan Kuzey Ege adaları olmak üzere (Midilli, Limni, Taşöz, Semadirek) hemen hemen tüm Güney Ege adalarını (başta Girit ve Rodos olmak üzere) ve Adriyatik adalarından Lefkada ve Kefalonya’yı gördüm. Görmediğim sadece orta koridordaki bazı adalar kaldı. Özellikle Naxos, Patmos, Amorgos hedeflerim arasında.

Yunanistan’ı ilk ne zaman ve ne için ziyaret ettiniz ve o ziyaretten aklınıza kazınan ilk şey nedir? Bu ilk seyahatinize dair enteresan bir anınız varsa da seve seve dinleriz 😀

Yunanistan’a çok uzun yıllar önce ailem ile yaptığımız bir Avrupa seyahati sırasında gitmiştim. Yılını çok hatırlamıyorum ama henüz orta okulda okuduğum yıllardı (80’li yıllar olmalı), hatta o yıllarda Yunanistan’da para birimi henüz Drahmi’ydi 😀

İlk Yunanistan seyahatimden aklımda kalan çok şey var ama öncelikle iki ülke arasındaki İpsala/Meriç köprüsünden geçerken, 150 metre içinde kırmızı beyaz taşların mavi beyaz taşlara dönmesi coğrafyanın ve insan tiplerinin aynı kalıp da ülkelerin değişmesi beni çok etkilemişti ve sınırların aslında ne kadar da gereksiz olduğunu sorgulamıştım.  Bunun dışında Selanik kafe ve tavernalarındaki cıvıl cıvıl yaşam ve insanların cana yakınlığı, yemeklerin benzerliği o yaşlarımda ilk aklımda kalanlar…

38281832-126F-417A-A452-1032855DC1BB_1_201_aTürkiye’den bir turist gözüyle, kısaca değerlendirmenizi istesem, neden Yunanistan’da tatil yapmayı tercih ediyorsunuz?

Yunanistan’a çok sık seyahat etmem ve ülkeyi çok sevmemde birçok faktör etkili. Ama öncelikle hep şunu söylüyorum: bu ülke benim çocukluğum gibi kokuyor. Çocukluğumun büyük bir kısmı Edremit körfezinde, Altınoluk’ta, Midilli adasını uzaktan izleyerek geçti. O yıllarda tüm Edremit körfezi, özellikle de Altınoluk, gerçekten müthiş bir eko sisteme ve insan yapısına sahip, adeta cennetten bir köşeydi. Maalesef özellikle son yıllarda doğa korkunç hırpalandı. Hem Edremit körfezinde hem de Türkiye’nin çoğu yerinde inanılmaz derecede yoğun ve estetikten uzak bir yapılaşma başladı. Yunanistan’daki en favori yerim olan Midilli adasına gittiğim zaman özellikle Molivos, Skala Skamnias, Skamnia (tepedeki köy) ve Agiasos‘ta inanın çocukluğuma dönmüş gibi oluyorum. Zira Yunanistan’da “eski” çok güzel korundu. Eski taş evler, köy çeşmeleri arnavut kaldırımları, bakkallar, ahşap sandalyeler ve en önemlisi zeytin ağaçları hâlâ yerli yerinde. Ekosistem korunduğu için nefes aldığınız zaman çocukluğumdaki çeşitli bitkilerin özellikle de yabani kekiklerin kokusu hâlâ havada. Ülkeyi sevmemde etkili olan bir başka faktör de servis sektörünün ve sunumlarının çok zarif ve estetik olması –ki bu Yunanistan’ın hemen her yerinde standart bir durum. Yani Yunanistan’da bir yerde yemek yediğiniz zaman garson sizinle göz göze geldiğinde ve siz istediğinizde masanıza gelir. Oraya rahat ve keyifli bir yemek yemek için gittiğinizin bilincindedir. Ama maalesef bizde son senelerde bu kültürden hızla uzaklaşıldığını ve çoğu mekânda işletme sahiplerinin yemeğinizi hızla yiyip kalkmanızı beklediğini ve yerinizi yeni müşterilere vermek için çabaladıklarını büyük bir üzüntü ile izliyorum. Yunanistan’da ise meze atıştırmak ve ağır ağır sohbetlerle yenen uzun yemekler, kültürün bir parçası ve bu bana büyük bir keyif veriyor.  Tabi burada Türkiye’de işini hakkıyla yapan az sayıda işletmeyi de tenzih ediyorum.

91B66774-1749-410F-935C-C067D7882835Doğa tatillerini çok sevdiğinizi öğrendim. Sizce neden doğa tatili ve Yunanistan’da bu açıdan farklı ne buluyorsunuz? Bir de tabii doğa tatili açısından Yunanistan’da favori noktanız neresi?

Yukarıda yazdığım gibi doğa tatilleri favori tatillerim. Son yıllarda Yunanistan’a motor ile de gitmeye başladım. Öncesinde de zaten gittiğim adalarda motor kiralayarak adaları geziyordum. Motor seyahat sırasında doğayı keşfetmenin en güzel yanı ve Yunanistan bunun en iyi yaşanacağı yerlerden biri. Ayrıca motor kültürü ülkenin her tarafına sinmiş. Motor kullananlara müthiş bir saygı var ve trafikte ikinci sınıf araç olarak görülmüyorlar. İlk gittiğim yıllarda en ücra köy yollarında bile scooter kullanan kadınları gördüğümde çok şaşırıyor ve gıpta ediyordum. Yunanistan doğası denince -çok da büyük bir ayrım yapamıyorum ama- sanki deniz tatili ve özellikle de Kuzey Ege Adaları bir tık daha önde. Ama tabii buna adaların sadece sahilleri değil sakin ve sessiz dağ köyleri de dahil. Bunun yanı sıra ana karada da favori yerlerim var. Dedemin toprakları olan Rodop dağları, Adriyatik sahillerine inerken geçtiğim Metsovo ve son ana kara seyahatimde keşfettiğim Meteora favori yerlerim. Bana cumbalı evleri, dar sokakları ve ulu çınarlarıyla küçüklüğümün Bursa’sını daha da ötesi Osmanlı’yı anımsatan Yanya’yı da söylemeden geçemeyeceğim.

Tabii seyahatlerde yemek de çok önemli bir yer tutuyor. Yunan mutfağı size ne ifade ediyor? Sizin için en eşsiz yanı ne?

Yunan mutfağı deyince aklıma tabi ki lezzetlerini hâlâ koruyan çeşitli mezeler geliyor. Her gidişimde hem ouzerilerde hem de tavernalarda değişik mezeleri dostlarla uzun sohbetler eşliğinde tatmak en büyük keyfim. O kadar çok sevdiğim meze var ki hangisini söylesem bilemedim ama ince kesilmiş kabak kızarması, karides saganaki, ve eğer mevsimi ise çeşitli dağ otları favorilerim. Ahtapot ızgarayı da eklemeden geçemeyeceğim. Patates kızartmalarında hâlâ dondurulmuş patates kullanmamaları da çok güzel. Dediğim gibi Yunanistan’da beni çocukluğuma götüren birçok tat, koku ve zarif detay var.

635CCCC5-D16B-46D7-9513-1B7870818FB0_1_201_aŞimdiye kadar Yunanistan’da “işte bunu asla unutmam” dediğiniz bir şey tattınız mı? Bir de tabii favori yemeğinizi ve onu yediğiniz en başarılı restoranı/tavernayı merak ediyorum.

Yunanistan’ın çeşitli yerlerinde onlarca tavernada çok değişik yemekler yedim. O yüzden aralarında seçim yapmak çok zor ama Midilli adasının Skala Skamnias köyünde Mirivili’nin Dut Ağacı tavernasında yediğim ahtapot ızgara ve Semadirek adasında Profit Ilias köyünde yediğim oğlak çevirme sanırım ilk anda aklıma gelenler… Şair Stratis Mirivilis’in altında oturduğu dut ağacının etrafına konuşlanmış olan Mirivili’nin Dut Ağacı, tüm Yunanistan’da en favori restaurant benim için. O mekâna gerçek bir aidiyet hissediyorum.

Valla bu konuda size kesinlikle katılıyorum. Bizler için de çok özel bir mekan orası… Peki Yunanistan’a geldiğinizde klasik bir gününüz nasıl geçiyor? En çok neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?

Tabii planladığım seyahat formatına göre değişiyor olsa da Yunanistan’da klasik bir gün sabah erkenden kahvaltıyla başlıyor. Uyandığım zaman kaldığım yerden çıkıp sokaklarda burnuma gelen pastane kokularını takip ederek en yakın fırını bulmak ve oradan aldığım kruasan gibi bir kahvaltılıkla lokal bir kafede halkın arasına karışıp kahvaltımı etmek en değişmez ritüellerimden… Ardından o gün için yaptığım keşif planlarına göre yöreyi geziyorum. Öğle saatlerinde lokal bir tavernada Mythos birası eşliğinde yediğim hafif lokal yiyecekler ile yemek molası veriyorum. Genelde en sıcak saatlerde Yunanistan’ın siesta kültürüne uyarak muhakkak 1-2 saat dinleniyorum. Zaten o saatlerde etrafta açık dükkân bulmak, insan görmek de pek olası değil. Akşamüstü saatleri Yunanistan’da en sevdiğim saatler, bu zaman diliminde köy meydanlarında, çınar ağaçlarının altında retsina içmek ve yerel halk ile sohbet etmek rutinlerimden… Gezmek derken gerek Osmanlı döneminden kalan camiler gerekse Ortodoks kiliseleri, ziyaret etmeyi çok sevdiğim farklı elektriği olan yerler… Gittiğim her şehirde mümkün olduğu kadar ziyaret etmeye çalışıyorum. Gün Yunanistan’da tabi ki gün batımından hemen önce dostlarla yerimizi aldığımız köy tavernalarında zevkli sohbetler, uzo ve değişik mezeleri tadarak sona eriyor. Tabii gün boyunca özellikle sıcak saatlerde verdiğim birkaç frappe molasını da unutmamak lazım.

Peki konuyu biraz daha profesyonel kimliğinize taşımak isterim. Ben de yüksek lisansımda Türkiye ve Yunanistan’ın ekonomik ilişkilerini çalışmıştım. Şahsen devletler arasında ekonomik bağlantıların kuvvetlendirilmesi ile birçok soruna çözüm bulunabileceğine inanıyorum. Siz de DEİK’in üst düzey bir çalışanı olarak, Türkiye ve Yunanistan arasında bu açıdan nasıl bir potansiyel görüyorsunuz?

Türkiye ve Yunanistan arasında özellikle turizm açısından büyük bir potansiyel olduğuna inanıyorum. Geçmişte yaşanan bazı tatsızlıkları bir tarafa bırakırsak bence Türkiye ve Yunanistan insan yapısı, kültürel ve gastronomik detaylar açısından birbirine en benzeyen iki ülke. Bunu Türkiye’nin her komşusunu ziyaret etmiş biri olarak rahatça söyleyebilirim. Pandemi öncesine kadar turizm potansiyeli de karşılıklı olarak artmaktaydı. Pandeminin ardından yükselen döviz kuruna rağmen tekrar bu hareketliliğin artacağına eminim. Düşük döviz kuru sadece turizm olarak değil, sınır ticareti yapan Yunan vatandaşlarının da Türkiye’yi daha fazla değerlendirmesini sağlayacak ve bu da özellikle sınır bölgesi ve Ege kıyılarında yaşayan esnaf için çok iyi bir gelişme.

A5FA28C9-BA63-4593-A2B4-6EB138DD5187Vaktiniz ve yorumlarınız için çok çok teşekkür ediyorum ve o halde klasik kapanış sorumu soruyorum: mümkün olduğunda, ilk fırsatta yolunuz Yunanistan’da nereye düşecek?

Kapılar açıldığı takdirde öncelikle Midilli’ye tekrar gitmek istiyorum. Sonrasında ise ilk hedefimde şu ana dek Yunanistan’da gitmediğim tek bölge olan Kuzey Yunanistan, yani Kastoria, Florina ve Edessa civarını planlıyorum. Adalarda ise Patmos, Naxos ve Amorgos.

Kısa kısa…

Yunanistan’daki favori şehrim… Yanya, Selanik, Atina

Yunanistan’daki favori adam… Midilli ve Girit

Yunan mutfağındaki en favori yemeğim… Kabak kızartması, Ahtapot ızgara

Yunan mutfağındaki en favori tatlım… paskalya çöreği/baklava

Yunanistan’da içtiğim en muhteşem içki… uzo (sırasıyla Mini-Varvayanni-Plomari) ama ev yapımı taze şaraplarını da çok seviyorum

Yunanistan denince aklıma gelen ilk şey…  Uzun süren keyifli sofralarda eğlenmeyi bilen insanlarla keyifli sohbetler

Bence Yunan kültüründeki en etkileyici şey… Çok güçlü bir aidiyet duyguları olması, kültür ve adetlerinden asla taviz vermemeleri, geçmişlerine olan saygıları, estetik kaygıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.