Şehir Rehberleri

Atina için sıra dışı tavsiyeler

Uzun zamandır Atina için mekân, seyahat ve konaklama tavsiyeleri veren blogları, gazete veya dergi makalelerini inceliyorum ve her yerde neredeyse kopyalanıp yapıştırılmış, birbirinin aynı tavsiyelerle karşılaşıyorum. Bu kadar “klasik” okuma yaptıktan sonra, artık sonunda, benim çok beğendiğim, ancak neredeyse kimsenin yer verdiğini görmediğim, sıra dışı birkaç tavsiye kaleme almak gerektiğine ikna oldum. Hemen her yazıda bulabileceğiniz Syntagma Meydanı, Ermou Caddesi, Monastiraki, Plaka, Evzon askerlerinin nöbet değişimi, Monastiraki Bit Pazarı, Akropol ve Akropol Müzesi, Lykavittos Tepesi,.. gibi adresleri bir kenara atıyorum. Bunların hepsini tabii ki yapın ama özellikle, bence bir seyahatin temel taşları olan konaklama ve yemek noktasında “herkes”ten bir farkınız olsun. Değişik yerler ve tatlar da deneyimleyin… İşte bu yazının yazılma amacı da bu 🙂 Bu arada Instagram‘daki tüm Atina paylaşımlarımı #atinadannotlar hashtaginde bulmanız mümkün. Şimdiden hepinize keyifli yolculuklar dilerim…

 1- Yunanistan değil mi? Her zaman gidilir…

Yok, o öyle değil. Atina’yı ziyaret etmenin gerçekten bir zamanı var. İşte o zamanı siz hiç tavsiye almadan sadece kendinize göre ayarladıysanız ve dünyanın bilmem kaç noktasındaki birçok insan da tam olarak sizinle aynı fikirdeyse ya da “yazın Atina da görülür canım” dediyseniz şimdiden büyük geçmiş olsun! Öncelikle teknik olarak herkesten duyacağınız bir şey var: Atina’nın en şahane zamanları Eylül-Ekim, Nisan-Mayıs ayları… Zaten otellerin yüksek sezonları da bu zamanlar… Ancak ben seyahat için Mayıs ayını listeden silmeyi teklif ediyorum! Çünkü hem Yunanistan’daki okulların okul gezileri zamanına denk geliyor ve Atina dışındaki tüm şehirlerden, adalardan öğrenciler öğretmenleri eşliğinde Atina’yı gezmeye geliyorlar hem de özellikle Amerikalılar ve İngilizler -anlamadığım bir şekilde- Atina ziyaretleri için yoğun olarak bu ayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla ortaya otellerin full dolu olduğu, sokaklarda yürürken her adımınızda İstiklal Caddesi’nin eski, şaşaalı günlerini hatırlatır derecede, herkesin üstünüze üstünüze yürüdüğü bir şehir profili çıkıyor ve böyle bir durumun içinde de büyük ihtimalle Atina’dan hoşlanmayan gezginler olarak evlerinize geri dönüyorsunuz. “Yaz aylarında Atina’ya gidilir mi ?” diyenlere ise gerçekten cevap bile vermek istemiyorum. Evde sıcaktan uyuyamadığım için sinirden ağladığım geceleri bilirim. O derece! “Klima var canım” diyorsanız da hadi evi kurtardınız, sokakları ne yapacaksınız? Tepenizde 45 derecelik yaz güneşiyle Akropol’ü gezmeye çalışırken hayal edin bakalım kendinizi… Yok işte, olmaz.  O yüzden yazın adalara ya da sahil kenarlarına kaçıyoruz. “Atina’ya kışın gidilmez mi?” derseniz… gidilir aslında. Ben Atina’nın kışını çok da severim. Ama özellikle ilk kez gidecekseniz, bence Eylül, Ekim, Nisan aylarını tercih edin.

2- Ee nerede kalsak ki buralarda?

Atina’yı efektif gezmek ve hem gündüzü hem geceyi rahatça yaşayabilmek için Monastiraki, Plaka, Syntagma; hadi olmadı Tavrou, Kallithea taraflarında konaklamanız gerekiyor. Şehrin yüksek sezonu girdiği zamanlarda da oralardaki otel fiyatları alıp başını gidiyor… İlla da Mayıs ayı diyorsanız zaten uygun fiyatlı otellerin neredeyse hepsini okul grupları kapatmış oluyor ve siz ya yüksek fiyatlılara kalıyorsunuz ya da şehir merkezinden sapıyorsunuz. İşte bu noktada benim tavsiyem günlük ev kiralamanız… Bu yöntemle yalnızca kahvaltıdan mahrum olacaksınız belki ama keyifli bir tatil geçireceğiniz kesin…

Airbnb kullanıcıları zaten uzun zamanlardır bu alternatifleri değerlendiriyorlardır eminim. Ancak kendi özel alanına çok dikkat gösteriyor ve yalnızca kendine ait alanlar istiyor olanlar için bunu profesyonel olarak yapan bir şirket tavsiye edeceğim: Boutique Athens! İnternet sitelerinde inceleyeceğiniz üzere bu şirkete ait Atina genelinde ve özellikle de Plaka, Psirri, Monastiraki, Syntagma çevresinde birçok kiralık daire bulunuyor. Her dairenin bir kod numarası var. Öncelikle kaç yatak odalı bir daire istediğinize göre seçenekleri süzüyorsunuz. Sonra da buna göre önünüzdeki alternatifleri değerlendiriyorsunuz. Fiyatlar da otel fiyatlarını ve daire konforunu hesaba katınca kesinlikle değerlendirilesi düzeyde… Bence Atina seyahatinizden önce internet sitelerini bir ziyaret edin ve keyifle kendi dairenizde tatilinizi geçirin. Hiçbir şeye bakmasanız da konakladığınız yerde iki lavabo olması bile büyük nimet… Ayrıca dairenin temizliği için konaklama başına ücret talep edilmediğini, temizlik ücretinin verilen fiyata dâhil olduğunu da belirteyim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ama yok ben illa da otel isterim diyorsanız da über lüks güzel oteller (Grande Bretagne, King GeorgeSt George Lycabettus, Electra Metropolis,.. vb) haricinde, merkez çevresinde Ermou’da Electra Hotel Athens‘ı, Monastiraki’de Lotus Center veya Lotus Inn‘i, Ermou’nun bir ara sokağında bulunan Cypria Hotel‘i ya da Mitropoleos’ta Athos Hotel, Best Western, Central veya Hermes otellerinden birini tercih edebilirsiniz. “Bize hostel de olur” derseniz de Monastiraki’de AthenStyle‘ı seçin derim. Ayrıca buranın özel banyolu odaları da var. (Ancak çocuklu çiftlere tavsiye etmem. Zira genç popülasyonu çok yüksek ve zaman zaman da oldukça gürültülü olabilen bir yer) Otel seçiminde çok önemli, son bir nokta daha var. Haritadan bakıp Syntagma’ya, Monastiraki’ye yakın olduğunu görüp de aman ha geceleri çok da tekin olmayan Omonia Meydanı civarındaki otelleri seçeyim demeyin. Ucuz olmalarının bir sebebi var!

3- Türkiye’de yarı ünlü bir klasik: Savvas!

Gelelim yeme içme kısmına… Evet, kabul. Bu adres, listenin nispeten bilinenler kategorisine sokulabilir. Nedense klasik Yunan lezzetleri için çoğunlukla Monastiraki Meydanı’nın hemen etrafındaki sıra sıra tavernalar tavsiye edilir. Savvas da aslında hem Meydan’a çok çok yakın hem muhteşem lezzetleri var ve hem de size teras katında ve 3. katta eşsiz bir Akropol manzarası sunuyor. Tek kötü yanı -zannediyorum yabancı seyahat rehberlerinde tavsiye edilen ilk yer falan- yabancı turistler sebebiyle masa bulmakta ciddi sorun yaşayabilecek olmanız. İçerilerde, manzarasız masalarda her zaman yer var zira 5-6 katlı bir işletmeden bahsediyoruz. Ancak o Akropol manzarasını izlemeyecekseniz bence yiyeceklerinizin bir anlamı yok gibi :/ Bu noktada, mekanın rezervasyon kabul ettiğini de not edeyim. Özellikle de akşam saatlerinde gitmek gibi bir planınız varsa mutlaka arayıp rezervasyon yaptırın ama 5-10 dakika bile geç kalmanız durumunda rezerve ettiğiniz masanın başkasına verilebileceğini de bilin…

IMG_6743

Teras kısmının manzarasına gelince şöyle bir şey… Önünüzde bolca çatı olsa da uzaktan Akropol’ü görmek enfes…

IMG_6748

Akşamı da aşağıdaki gibi oluyor ama bence hiçbir makine Akropol’ün akşam güzelliğini yansıtabilecek mükemmellikte değil…

Burada ne yemek gerektiğine gelince…. Savvas’taki spesiyalite “yogourtlou”. Yani kendi tarifleri olan yoğurtlu kebap. “Aman ne büyük icat!” deyip küçümsemeyin lütfen, zira gerçekten denenmesi gereken bir lezzet… Çünkü eti şahane! Merak edebilecekler için söyleyeyim, %100 dana kıymasından yapılıyor. İkinci muhteşem tabakları da kabak kızartması… Yunan adalarından hatırlayabileceğiniz o çıtır çıtır kabak kızartmasını Atina’nın göbeğinde bulmanın zevki tarif edilemez… Ancak çıtır patates kızartmasını da kesinlikle atlamamak lazım. İkisinin de sosu muhteşem! Ben ikisinden karışık yapacakları bir tabak sipariş etmenizi tavsiye ederim. Menüde o şekilde yok, ancak istendiğinde hazırlıyorlar. Gelecek olan tabak gerçekten devasa. (Aşağıdaki fotoğrafta çukur tabağın yarısını bile görmüyorsunuz) O yüzden sakın ha ikisini birden sipariş etme gafletine düşmeyin (5-6 kişi değilseniz) Fotoğraflarda bir de hellimli salata görüyorsunuz, o da fena değildi… Yani uzun lafın kısası, bence pita, gyros, kebap falan yiyecekseniz adresiniz kesinlikle Savvas olmalı… Asla pişman olmayacağınıza eminim…

       IMG_6745        IMG_6744

3- Melilotos: Asymvivasti Kuzina…

Bu ne anlama geliyor mu dediniz? Uyumsuz mutfak… O ne mi demek? Bu restoranda ya menüde gördüğünüzde “Aman bu malzemeleri nasıl birlikte kullanmışlar?” diyeceğiniz uyumsuz malzemelerle yemek pişiriliyor ya da klasik Yunan yemeklerine farklı malzemelerle yeni yorumlar getiriliyor. Yeri aslında oldukça kolay. Syntagma Meydanı’nı arkanıza alıp Ermou Caddesinden inerken yolu kesen Panagia Kapnikarea Kilisesinden sağa dönüp yürümeye başlıyorsunuz. Kumaşçıların olduğu bir yere geleceksiniz (yaklaşık 2 dakika sonra) Devam ettiğinizde Melilotos da hemen sol kolunuzda kalacak. Yani şıp diye bulabilirsiniz.

      IMG_6838        IMG_6837

Burada aslında sabit menüdeki birçok yemeği denedim. Sabit menü diyorum çünkü her gün, yeni bir ilhamla yeni yemekler yapıyorlar. Menünün bir kısmı sürekli değişiyor. “İki gün sonrasında ne pişireceğimizi sormayın, çünkü biz de bilmiyoruz” diyorlar ve her günün menüsünü internet sitelerinden duyuruyorlar. (Site maalesef sadece Yunanca çalışıyor) Neyse, denediklerim içinde az sevdiklerim de oldu, çok beğendiklerim de, bayıldıklarım da… Ama her seferinde yemekler gelince refleks olarak direkt yamulduğumuz için fotoğraf çekmek gibi bir lüksüm hiçbir zaman olamadı maalesef 🙂 Yukarıda gördüğünüz, arşivimdeki eser miktardaki fotoğraftan birinde de bir yerküre salatası (ehh), fava (hoş bir yorum) ve pancar salatası var. İşte ben o pancar salatasına resmen ölüyorum! “Burada ne yiyelim?” diye sorarsanız ilk tavsiyem kesinlikle bir pancar salatası almanız… O derece yani… Klasik Yunan yemeklerinden frikaşeye ıspanak ve mantarlı bir yorumları var. O da hoş. (Yeri gelmişken uyarayım, burada vejeteryanlar için alınabilecek ana yemekler yalnızca bu frikaşe ve makarnalar) Köfteleri ve tavuk türevleri de bayağı lezzetli. Yalnız benim hiç unutamadığım tabaklardan biri sidirodromos… Yani  demiryolu 🙂 İlik gibi pişmiş, kocaman bir kemikli dana eti hayal edin ki muhteşem bir sosla ve fırın patatesle servis ediliyor olsun… Eğer bu hayal size çok lezzetli geldiyse ve sidirodromos sipariş edecekseniz, yemeğin başında alacağınız salata ve diğer başlangıçlar da sizi doyuracağından bir porsiyonu iki kişi paylaşmanızı tavsiye ederim. Melilotos kesinlikle sizi hayal kırıklığına uğratmayacak…

4- Brettos: Nazlı bir sevgili gibi…

Evet burası da listenin bilinenlerinden… Plaka’da çok sevimli bir yer. Hem kendi imalatları olan içkileri satıyorlar -ki kendileri Yunanistan’ın en eski damıtımevi- hem de bir bar şeklinde hizmet veriyorlar. Kokteylleri oldukça başarılı ve yelpaze çok geniş. Karar vermekte zorlanabileceğiniz kadar geniş… Mekânın şişelerle çevrilmiş dekorasyonu şahane ve ortam çok hoş. Ancak ufak bir sorun var… Burada yer bulmak imkansız! Burası resmen nazlı bir sevgili gibi… Bir türlü sizle görüşmeyi kabul etmiyor 🙂 Eğer bir solo gezginseniz mutlaka şansınızı deneyin. Hadi iki kişiyseniz de bir geçin bakın, bir ihtimal yer olabilir… Ama üç ve daha fazla kişiyseniz bence çok ümitlenmeyin… Çünkü aşağıda gördüğünüz üzere, burada toplam 25 kişilik falan yer var. Tabii bu söylediğim yer bulamama durumu geceler için geçerli… Aslında Brettos’ta 14:00-18:00 saatleri arasında şarap tadımı yapılabiliyor. Yani gündüz giderseniz yer de bulursunuz; sakince, keyifli vakit de geçirirsiniz. Ama her ne olursa olsun, hangi saat olursa olsun, eğer yolunuz buradan geçtiyse mutlaka uğrayıp bir rakomelo alın, zira muhteşem!

IMG_6797       IMG_6798

5- Ergon: Tarifi mümkün olmayan bir adres…

Burası tek kelimeyle şahane bir yer. Tarifi zor olanlardan… Bir türlü sıfat bulamadıklarımızdan… Önünden geçerken bile resmen sizi içeri çağırıyor. Mitropoleos Caddesi üzerindeki Ergon, Syntagma Meydanı’ndan Monastiraki’ye doğru inerken sağ kolunuzda… (Electra Metropolis Hotel’in hemen karşı çaprazında) Yoldan geçerken aşağıdaki bahçeyi görüyor olacaksınız. Eğer size fısıldamasını duyup girmeye karar verdiyseniz ve bahçedeki masaları geçip içeriye adımınızı attıysanız önünüze, ülkenin dört bir yanından getirilmiş, orijinal, muhteşem lezzetlerle donatılmış bir market ve şarküteri çıkacak. Buranın girişinde durup bir soluklanın ve ikinci fotoğrafta bir kısmını görüyor olduğunuz marketin raflarına, geleneksel bisküvilere, kurabiyelere ve tatlılara göz atın.

Burada Yunanistan’ın dört köşesinden getirilmiş malzemeleri ve tüm Yunanistan’dan geleneksel tariflerle hazırlanmış lezzetleri bulabilirsiniz. Ayrıca raflarda gözünüze enteresan kurutulmuş otlar, bitki çayları falan takılırsa bence mutlaka alın. Yunanlar otları kullanma işini çok iyi biliyorlar. Mutlaka şifalı bir şeylere rastlayacaksınızdır. Buradaki ürünlerin bazıları (reçel, soslar,.. vb) Ergon’un kendi üretimi… Neyse… Eğer markette de bilmem kaç saatinizi geçirdiyseniz ve bir masa seçip sonunda restorana oturmayı başarabildiyseniz, önünüzde bir başka zorlu görev var: menüden yemek seçmek! 🙂 Ben burada ne yediysem çılgıncasına sevdim, ne gördüysem sunumlarını inanılmaz beğendim. O yüzden size bu aşamada, menüyle savaşınızda başarılar diliyorum 🙂

IMG_7693IMG_7692

Hadi menüyle ilgili de birkaç tavsiye vereyim de yazı havada kalmasın. Öncelikle söylemeliyim: Burada hem deniz ürünleri hem de et türevleri oldukça başarılı… Hangisini seçerseniz seçin bence kesinlikle pişman olmayacaksınız. Ancak benim burada çok sevdiğim bir tabak var ve her zaman onu almak istediğim için biz genelde uyumlu gitmek adına et türevlerinden devam ediyoruz… Ergon’da çok başarılı şarküteri ve peynir tabakları hazırlıyorlar. Bunları ayrı ayrı da alabiliyorsunuz, her ikisinin olduğu bir tabak da yaptırabiliyorsunuz. Porsiyon devasa değil, ancak iki kişi için oldukça tatmin edici… Zaten yemeklerinizden artan olursa paket de yapıyorlar. Hem de muhteşem korumalı bir ambalajla! Neyse…

IMG_7684

Ergon’un temel olayı nedir diye sorarsanız ben size Greek salad diyeceğim… “Hadi ordan! Onu yapmakta ne var?” demeyin sakın… çünkü burada Yunan salatasına muhteşem bir yorum getirilmiş. Bunu denemeden Ergon’dan ayrılanlar feci pişman olur, benden söylemesi… Yanda bu şahane salatayı görüyorsunuz. Arkada da minnak börekler var. Bir porsiyonda üç adet geliyor. İçinde feta ve üzerinde de muhteşem bir ev yapımı reçel… Sıcak, erimiş feta ile reçelin uyumu gerçekten muhteşem!

Aşağıda da en klasik yemeklerden biri var: biftek… Türkiye’deki biftekle Yunanistan’daki bifteğin aynı şey olmadığı biliniyordur artık herhalde… Yunanistan’daki biftek, bizdeki büyük köfte… Fotoğrafta, tabağın tepesindeki kızarmış patatesler normalde o servisin değil 🙂 Masada yer açmak için, önceden almış olduğumuz peynirli patates kızartmasını biftekteki fırın patateslerin üzerine boca etmek durumunda kaldık 🙂 Önde gördüğünüz de yukarıda bahsettiğim karışık peynir, şarküteri tabağı…

IMG_7686

Ergon ile ilgili bilmeniz gerekenlerin üzerinden geçmek gerekirse… Buranın porsiyonları Yunanistan’ın genelinde olduğu gibi devasa değil… O yüzden gelen tabaklar sizde hayal kırıklığı yaratmasın. Ancak lezzetler muhteşem! ve sunumlar da çok özenli… Servis şahane. Malzeme kalitesi ise tarifsiz… Ee dolayısıyla fiyatlar da ortalamanın biraz üzerinde… Ancak burası bence mutlaka denenmesi gereken yerlerden biri…

*Menüyü sokaktaki tabeladan inceleyebilir ve deneyip denememe kararını orada verebilirsiniz. Fiyatlar çılgınca değil, ancak ekonomik de denemez.

6- Bir masal diyarı: Little Kook

Burası da son zamanlarda iyice tanınmaya başlayan yerlerden biri… Çok sevimli bir cafe… Monastiraki’nin hemen karşısında, Psirri’nin göbeği denebilecek bir yerde olmasına rağmen uzunca bir zaman resmen hiç haberim olmadı buradan. Aslında 2015 yılı sonunda açılmış. Eğer yukarıdaki tavsiyeme uyup Savvas’ta yemek yerseniz Little Kook’a gitmek için yapmanız gereken tek şey, tam karşıya geçip soldaki ilk sokağa girmek 🙂 Sokak boyu yürüdüğünüzde bu masal diyarı tam karşınıza çıkacak 🙂

Burada yemeğinizin üzerine bir tatlı  ya da leziz bir dondurma alırsınız artık. Zira burası özel bir “tatlı” mekanı. Olur da gün içinde ya da kahvaltı için falan uğrayalım derseniz haberiniz olsun, bulabileceğiniz tek tuzlu şey, peynirli krep… O yüzden uygun saati ve yemek durumunuzu ayarlayıp buraya şirin cupcakeleri ve lezzetli pastaları denemek için gidin derim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Little Kook’ta üç ayrı mekân bulunuyor. Savvas’tan gelirken solunuzda sizi karşılayan gel-al servis dükkanı; sağ tarafınızda, cafenin bölümlerinden biri ve hemen karşınızda da merkez bina…  Bu mekânlardan her birinde özel odalar ya da bölümler var. Hepsi de Grimm Kardeşlerin masallarından ilhamla oluşturulmuş. Ayrıca cafenin dış görünümü ve içerideki dekorasyonun bazı noktaları da birkaç ayda bir değiştiriliyor. Yani yılda 3-4 kez uğrayarak -ya da en azından önünden geçerek- bambaşka şeyler görebilirsiniz. Sabit kalacak tek şey zannediyorum sizi kapıda karşılayan Uyuyan Güzel ve servisinizi yapan Pamuk Prensesler ve periler olacak 🙂  Anlayacağınız üzere burası özellikle çocuklar için şahane bir yer! Ama sadece onlar değil, bizler de burada kendimizi gayet kolay bir şekilde, bu büyülü ortamda kaybedebiliriz.

Bu noktada küçük bir not da gerekli zannediyorum. Burası size yiyebileceğiniz en uygun fiyatlı tatlıları sunmuyor. Hatta söylemeliyim, Atina’daki ve Yunanistan genelindeki birçok yerden daha pahalı. Ama bence, güzel bir tatilde, böyle ömürlük bir tecrübe için, vereceğiniz paraya kesinlikle değer. Çünkü burası resmen bir masal müzesi 🙂 Her gün veya her seyahatte olmasa bile, en az bir kez mutlaka gidilmeli… Çocuklarınızdan ve kendinizden bunu esirgemeyin 😉

  • BONUS NİYETİNE

Bu güzelliklerin dışında, kesinlikle abartıldığını düşündüğüm birkaç mekan var ki böyle bir yazıda onlardan da bahsetmemek olmazdı. Tabii ki deneyip denememek sizlerin tercihinde… Ancak ben geçireceğiniz kısıtlı zamanda, gidilecekler listesine alınmalarından yana değilim.

1- Ta Karamanlidika: Evet güzel şarküteri ürünleri, özellikle de pastırmaları var. Evet hoş mezemsiler, salatalar hazırlıyorlar. Ama burası ancak Atina’da yaşayan Türklerin, Türkiye özlemini falan gidermek için gidebilecekleri bir mekân olabilir. Yani pastırma yemek gibi bir tercihiniz olacaksa, bence bir Kayseri seyahati sizin için çok daha uyguna gelecektir. Zira buradaki (cacık ve belki de dolma hariç) diğer mezeler için delirmeyeceksiniz. Yani aşkla buraya gitmek istiyorsanız “kavurmalı, pastırmalı bir şeyler yemek için mi Atina’ya geldiniz?” diye sorarım ben size… Avrupalıları, Amerikalıları kesinlikle anlıyorum çünkü değişik bir şey, farklı bir tarz deneyimliyorlar. Zaten onların oylarıyla mekanın Tripadvisor puanı bu kadar yüksek. Özetle, kesinlikle başarısız değil; ancak Türkiye’den farklı bir şey sunduğunu düşünmüyorum. Yine de denemek istiyoruz derseniz de bilin, fiyatları oldukça makul.

2- Tzitzikas kai Mermigas: Burası da birkaç şubesi olan bir restoran zinciri. Zannediyorum merkez Mitropoleos Caddesi üzerindeki… İyi, hoş, klasik Yunan mutfağı servis ediliyor falan da ben mümkünse bunu beni dövmek için gardını almış garsonların olmadığı yerlerde yemeyi tercih ederim! Bu mekân benden servis konusunda -üstelik bir kez de değil- negatif puan aldı. Ayrıca yemekler için de gerçekten çıldırmıyorsunuz, gayet ortalamalar…  ve fiyatlar da buna katlanmanızı sağlayabilecek kadar düşük değil. Hatta ekmek için alınan kişi başı ücret Atina’daki diğer birçok restorandan daha fazla… Ben artık tercih etmiyorum çünkü bir restoranda bana sunulan lezzetler kadar servisin de önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak siz çok merkezi bir yerde, öylesine bir yemek yemek istiyorsanız tabii ki gidebilirsiniz.

3- Lukumades: Burası da bence lokmanın ne demek olduğunu bilmeyen yabancı turistlerin oyları sayesinde Tripadvisor’da yüksek puan alan yerlerden biri… Yani Türkiye’de dökülen o leziz lokmalardan, Yunan adalarındaki çıtır çıtır, muhteşem lezzetlerden sonra Atina’daki kafam büyüklüğünde ve kesinlikle pişi tadındaki lokmayı yemek için neden para vermem gerekiyor, biri bana bunu lütfen açıklasın… Haa Türkiye’de ve Yunan adalarının çoğundakilerden farklı noktası, şerbetle değil gerçek balla tatlandırılıyor olması. Bunu da belirtmeden geçmiş olmayayım. Ama so what? Bence onca güzelim tatlı alternatifi varken tatlı hakkını burada doldurmak hiç anlamlı değil. Ama “biz illa deneyeceğiz, burası çok modaymış” derseniz de bari dolgululardan alın da bir farkı olsun.

4– Kitro (Terina): Yazının bu kısmı da bir öz eleştiri niteliğinde… Eski Terina, yeni Kitro, Plaka’da çok güzel bir bahçesi ve çok zevkli bir iç dekorasyonu olan güzel bir mekân. Terina, Atina’ya gidiyor olan tüm tanıdıklarımıza şiddetle tavsiye ettiğimiz, yemeklerine bayıldığımız, misafirlerimizi götürdüğümüz çok özel bir yerdi bizim için… Ancak adı ve menüsü değişti, eski servis elemanları gitti. Sahibi hâlâ aynı… Neden böyle bir değişiklik yapma gereği duyduklarını çok düşünsek de bulamadık. Neyse bu kadar değişimin üzerine, tahmin edebileceğiniz gibi sonunda buranın da tadı bozuldu. Servis resmen berbat, yemeklerse özellikle buranın eski halini bilen ve kıyaslama yapabilecek birinin yorumuyla, vasatın çok altında… Yüksek sezonun girdiği şu günlerde, bir cumartesi akşamında mutfakta yalnızca bir kişi çalıştığı için 50 dakika beklediğim bir yemek için kimseyi affedemem, kusura bakmasınlar. Bu sebeple tüm tavsiyelerimi geri alıyorum. Haa “biz bol bol oturup öylesine vakit geçirmek istiyoruz. Bize bulaşmıyorlarsa güzel” derseniz gidin. Çünkü salatanın gelmesini bile 25 dakika bekleyeceksiniz…

  • ATİNA’YI ALTERNATİF GEZME YOLLARI

Bu arada, “Atina’ya gidiyoruz ama kendi başımıza ne yapacağız ki?” diyorsanız, orada da size şahane bir önerim var. Atina içinde araba kullanmak zor. Görülecek yerlerin hepsini de bir araya getirmek kolay sayılmaz. Hele de kısıtlı zamanda… İşte bu durumlar için de size özel hazırlanacak butik turlar satın alabilirsiniz.

5ce80b8352a3b

Welcome tam olarak bu noktada oyuna giriyor! İngilizce bilen rehberinizle, tamamen size özel hazırlanacak bir tur alıyorsunuz ve böylece arzu ettiğiniz yerleri rahatlıkla geziyorsunuz. Atina gece turu, alışveriş turu, yemek tadım turu, Antik Atina gezintisi, Sounio turu, şarap tadım turu gibi birçok alternatif bulmanız mümkün. Ayrıca Atina çıkışlı olarak, Delphi, Mora Yarımadası ve Meteora turu bile satın alabilirsiniz. Kesinlikle göz atın derim 😉

“Atina için sıra dışı tavsiyeler” için 7 yorum

  1. Atina’ya ikinci gidişim olacak ve ilk gidişimde hayal ettiğim gibi özel mekanları keşfedememiştim. Hepsi şahane öneriler olmuş ellerine sağlık. Bu kez güzel lezzetler bizi bekliyor sayende. Savvas’a gelecek ay için rezervasyonu yaptım bile 🙂

    Liked by 1 kişi

  2. Iyi gunler Nazli hanim
    Atinayi gezdirebilecek bildiginiz Turkce Bilen rehper varmi?Bilgileri paylasirsaniz sevinirim tesekkurler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.